
30/04/2016
Malatya ilim havzasının güzide mütefekkir ve âlimlerinden biri de Mehmet Said Çekmegil ağabeyimizdir. Yaklaşık 84 yıl gibi dolu dolu bir ömür yaşamış ve Türkiye’de ilim ve fikir alanında çok önemli bir çığır açmıştır. Son iki yılı ağır bir hastalık geçirmiş ve İstanbul’un Pendik ilçesinde Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Şu anda İstanbul’un Pendik ilçesindeki Şeyhli Mezarlığı’nda medfundur.
Said Çekmegil, hayatı boyunca ilim yolunda, insanları ilme ve okumaya yönelten, sorgulayan ve araştıran bir kişiliğe sahip, ilmiyle amil bir düşünürdür. Mesleği terzilik olmasına ve ilkokuldan sonra bir resmi okuldan mezun olmamasına rağmen kendini çok iyi yetiştirmiş, birçok alanda konferanslar vermiş, 1947 yılında başladığı kitap yazma işi devam etmiş, hayatı boyunca 33 kitap telif etmiş ve bunlar ortalama 4000 sayfa tutmuştur. Bunların beşi şiir, biri piyes ve yirmi yedisi de fikri eserdir. Kapsamlı ve araştırma tarzı eserlerini daha çok 1960 yılından sonra telif etmiştir. Böylece Metin Önal Mengüşoğlu’nun dediği gibi “Bilge Terzi” unvanını bileğiyle hak etmiştir.
Said ağabeyin yazı ve şiirlerinin yayınlandığı dergi ve gazeteler şunlardır: Büyük Doğu, Sebilürreşad, Ehli Sünnet, Türk Ruhu, Türk Düşüncesi, Serdengeçti, Toprak, Tohum, Ufuk, Hürsöz, Kriter, Oku, Bugün, Yeni İstiklal, Kitap Dergisi, Edebiyat Âlemi, Babıalide, Sabah, Hizmet, Türk Edebiyatı, Malatya’dan Ses, Vahdet, Haksöz, Panel, Nida, Umran.
Bu yazımızda Çekmegil’in bütün eserlerini konu edindik. Vefat tarihi olan Temmuz 2004 yılından günümüze kadar bütün eserlerini teknik ve muhteva yönünden ele alan ve onunla ilgili yazılmış bütün kitaplardan bahseden bir çalışmaya rastlamadık. O nedenle böyle bir çalışmaya gerek gördük. Aynı zamanda bibliyografik olarak eserlerin basım yılını ve yerini, yayınevlerini ve kaç sayfa olduklarını dipnotta göstermeye gayret ettik.
Said Çekmegil’in yazdığı eserlerin değerini daha iyi anlayabilmek için Türkiye’de 1950’li ve 1960’lı yıllara göz atmamız, o dönemdeki kültür çalışmalarına ve din adına yayımlanan eserlere bakmamız yeterli olacaktır. O yıllarda yayımlanan eser sayısı oldukça azdır. Var olan eserler de Muhammediye, Kara Davut, Mızraklı İlmihal, Hz. Hamza’nın Kahramanlıkları, Hz. Ali’nin Cenkleri, Kesikbaş hikâyesi, Hayber Kalesi, Şahmeran ve benzeri efsane tarzı kitaplardır. Özgün çalışmalara fazla rastlanılmamaktadır. 1960’lı yılların ortalarından itibaren tercüme faaliyetleri başlamış, o da çok sınırlı düzeyde seyretmiştir.
Çekmegil, 1949 yılında Malatya’da başlayan “Vicdan Anlayışımız” üzerine verdiği konferans, sonradan da 1972 yılına kadar değişik şehirlerde aynı seri üzerinde verilen on beş konferansla devam etmiştir. Bu konferanslar 1950’li yıllardan itibaren ve sonrasında “Anlayışımız” serisi üzerine değerli eserler olarak yayımlanmıştır.
Burada bir önemli noktaya daha dikkat çekmek istiyoruz. Said Çekmegil, eserlerinin büyük çoğunluğunu kendinin Malatya’da kurduğu ve oluşturduğu Nabi-Nida Yayınları ve Sanih Kütüphanesi Yayınları’ndan yayımlamıştır. Böylece yayıncıların ticari kaygılarla eserlerini yayımlamama riskini bertaraf etmiştir. Bizatihi kendisi kitaplarının hem dizgi hem de baskı işleriyle uğraşmıştır. Ayrıca eserleri Pınar, Timaş, Kelime ve İkbal Yayınları tarafından yayımlanmıştır.
Eserleri dört büyük şehirde daha çok Malatya başta olmak üzere, İstanbul, Ankara ve Bursa’da yayımlanmıştır.
Biz, genelde yayın tarihi kronolojisine dikkat edip, Anlayışımız serisini başa alarak bu eserler hakkında özet bilgi vermeye ve değerlendirmeye çalıştık.
Anlayışımız serisi:
- İman Anlayışımız. Anlayışımız serisinin ilk kitabı İman Anlayışımız isimli eseridir. Bu eser imanın ne olduğunu, müminin kimler olacağını ayrıntılı bir şekilde inceler. Âhirete iman, cennet, cehennem ve araf, asıl imtihan, modernitenin entelektüel putçuluğu, hakkı batıla karıştırma ve imanla ilgili birçok konu bu kitapta işlenmiştir.
- İnsanlık Anlayışımız. Üstad Çekmegil, 1958 yılında birinci baskının önsözünde şunları söylemektedir: “Bugünün derdi, materyalistlerin zannettiği gibi iktisadî değil, mefkurevîdir. Fikre ve asîl duyguya yer vermeyen milletler, hem kendi kendilerinin hem de insanlığın felaketine sebep olmuşlardır.”
Bu eser, Ankara’da yapılan bir yarışmada birincilik ödülü almıştır.
Bu eserinde, insanı konu almış, batılı ve doğulu filozofların insanla ilgili görüşlerini aktarmış, nereden geldim, niçin geldim ve nereye gideceğim sorularına cevap bulmaya çalışmıştır. İnsanlık nedir, kâinatın en büyük kitabı akıl gibi konular ayrıntılı bir şekilde işlenmiştir.
- Münevver Anlayışımız. Bu eser, 04/02/1960 tarihinde İstanbul’da Fena İtiyatlarla Mücadele Derneği’nde “Münevver Kime Derler” başlıklı konferansının kitaba dönüşmüş halidir. Ayrıca aynı yıl İstanbul’da Aydınlar Kulübü’nde “Şahsiyet Anlayışımız ve Gördüklerim” başlığı altında bir konferans vermiş, onun özeti de bu eserde yer almıştır.
Bu eserde realite, aydınlık, münevver kimdir, mürteci kimdir, çürüyen tohum, aynı anda hem sosyalist hem müslüman olmak, Edison üzerine, bilmeden konuşma, Türkçe ezan üstüne, şahsiyet, kölelik meselesi ve yorulan dünya gibi meseleler çok güzel bir şekilde, yer yer diyaloglar halinde işlenmiştir.
- Milliyet Anlayışımız. Gerçek milliyetin, yüce Allah’ın istediği milliyetçiliğin ne olduğunu belgeleriyle geniş bir şekilde açıklar. Eseri, sosyologların bu konudaki fikirleriyle kuvvetlendirmiştir. Kur’ân hükümlerine uymayan milliyetçiliğin tenkidini yapmıştır.
- İktisat Anlayışımız. Eser üç hadisle başlar: “Kendisi tok olup komşusu aç olan kimse hakiki mü’min değildir.”, “İşçinin ücretini henüz teri kurumadan verin.” ve “Ebediyetleri için değil de geçici âlemleri için çok servet toplayanlar alçaktırlar.”
Eserin Türkiye’de İslâm iktisadı alanında ilk özgün çalışma olduğunu belirtmekle, sanırım abartı yapmış olmayız. Bu eserde liberalizm, materyalizm, sosyalizm ve kapitalizm incelendikten sonra İslâm iktisadı alanına geçer. İslâm iktisadının esasları, sigorta, zekât, faiz, israf, ferdi mülkiyet, çalışma, cömertlik, iş ve işçi meselesi, kölelik ve cariyelik meselesi gibi İslâm’ın ekonomiye bakışını inceler.
- Siyaset Anlayışımız. Bu kitap, “Neden Bu Konuyu Seçtim” sorusuna cevap vermekle başlar. İlk paragrafında şunları söyler: “Yıllar yılı kulaklarımızı tırmalayan, kontrolü yapılmamış bir söz vardır: ‘Dindarlar siyasete karışmazlar.’ Bu Avrupaî, daha doğrusu havaî görüş bir hayli de taraftar bulmuş gibidir; şeytandan sakınırcasına siyasetten kaçmak, eğer bir siyaset icabı değilse, çilekeş âdemoğullarının bir kısmını ya melekleştirmek ya da koyunlaştırarak sömürelecek hale getirmek kastına dayanır belki. Ama olacak iş değil…”
“Siyaset, herhangi bir gayenin tahakkukunu sağlamak, işin kolayını arayıp bulmak, insanı tanımak cehdinin adıdır. İnsanları tanımadan ve onları idare etmeyi bilmeden siyaset yapmak da öylece zor bir iştir; hatta mümkün değildir denilebilir.”
Eserde Müslümanın siyaseti, gücün önemi, barış hayırlıdır, iç politika, kanun koyma, sağlama dayanan iktidar, hakların müeyyideleşmesi, dış siyaset, ehliyet, şuraya dayanan idare ve daha birçok konu işlenmiştir. Genel çerçevede siyaset sosyolojisi, İslâm ve siyaset, din ve siyaset konuları incelenmiştir. Bu konuda Müslüman yazarlar tarafından yazılan ilk kitap diyebiliriz.
- Ahlâk Anlayışımız. Batının materyalist ahlâk telâkkilerini ve Türkiye’mize bulaşan şeklini tenkit eder. Ayrıca güzel ahlâkın ne olduğunu ve hangi yollardan ulaşacağını açıklar.
- İbadet Anlayışımız. Bu kitap, ibadetlerin âdet, âdetlerin ibadet sayıldığı bir dünya efkârı umumiyesinde, mü’minin şuurlu bütün işlerinin nasıl şerefli birer ibadet olduğunu, ibadetin belirli işlere tahsis edilemeyeceğini açıklar. Bir mü’minin her halinin nasıl ibadete dönüşeceğini sünneti seniyenin ışığı altında ifade eder. Bu eserin özeti İngilizce’ye tercüme edilmiştir.
Kitabın içeriği oldukça zengindir. Asıllar iman, ibadet, fıkıh, niyet, cihat, namaz, zekat, oruç, hac ve haramları yapmamak gibi konulardır. Ayrıca içtihat üzerinden siyaset, harici siyaseti savaş, davet ve mütareke olarak iç siyaseti adalet, idare ve maarif diye üçe ayırır. Adalet kaza ve cezaya, maarif de eğitim ve öğretim diye ikiye ayırır. Genel olarak İslâm dini, muamelât ve ibadetler incelenmiştir.
- Diyalektik Anlayışımız. Bu eser, kriteri olmayan diyalogla, ölçülü ve sağlam düşüncenin diyalektiğini vererek mantıklı muhakemenin Müslümanlara has olduğunu gösterir.
Mü’minde diyalektik, materyalist teori ve tenkidi, doğru bir tezde sentez olur mu, ölçülü diyalektiğe örnekler başlıkları altında birçok diyalog vermektedir. Kitap, büyük ölçüde akıcı diyaloglardan oluşmuştur.
- 10.İyi Niyet Anlayışımız. Bu kitap, entelektüel mü’minde postulatın ne olduğunu, hayatında tabuların yer etmediğini, miyarın nasıl sağlam olduğunu, birlik ve beraberlik için İslâm’ın esprisini idrakin ve iyi niyetin gerekli olduğunu anlatır.
Çekmegil, bu eserinde iyi niyet ve İslâm’ın anlaşılması, İslâm ve siyaset, amellerin niyete göre olduğu, iyi niyet kötülüğü önleyebilir mi, efkârı umumiye, Müslümanın ölçüsü, entelektüel Müslüman, insan ve tabu, sanat ve yalan, birlik üzerine gibi birçok konuyu incelemiştir.
Diğer eserleri:
- Gizli Bir Ses Dedi Ki. Çekmegil’in 1947’de baskıya verilen ilk yayınlanmış şiir kitabıdır.
Bu eserinde şiirler beyit ve dörtlüklerden oluşmaktadır. On şiir dörtlüklerden ve altı şiir de beyitlerden oluşmuştur.
- Bir Nur Doğacak. Bu eser de Çekmegil’in şiir kitabıdır. “Kör cahile, yobaza/ Ruhsuza vura vura/ Yıkacağız putları/ Kavuşacağız nura.” Burada şiirler sade ve genellikle serbest nazımla yazılmıştır.
- Ruhta İnkılap. Bu şiir kitabı, hakkında kıymetli tahlil yazılarıyla 2. baskısı yapılmış ve o da tükenmiştir.
Malatya’da Nur Kitabevi neşriyatının birincisi bu eser olup, 1950 yılında 34 sayfa olarak yayımlanmıştır.
- Müstesna. Bu eser, müstesnalarla başlar ve şöyle der: “Hiçbir düşmanım yok, hamdolsun! İslâm düşmanı müstesna. Şükrolsun, hiçbir dostum da yok; mümin kardeşlerim müstesna.” Bu kitapta “tanışalım, baş ve müslüman, vecizeler, bayram, kurban, akıl ve duygu, ilim ve hayâ, putçuya ve mefkûre” gibi daha birçok konu mesele edinilmiştir.
Genel çerçevede denemeler ve İslâm ahlâkı üzerinde durmuştur.
- İnsanoğlu Kendini Arıyor. Bu kitap, vaktiyle İstanbul’da Ehl-i Sünnet isimli ilmi mecmuada ve Malatya’da çıkan Fırat Gazetesi’nin Malatya Kültür Derneği Yayınları sütununda çıkan yazılardan meydana gelmiştir.
Ayrıca bu eserin sonuna, Malatya Kültür derneği’nde verilen “Din ve Felesefe Anlayışımız” konulu konferans metni eklenmiştir. Çekmegil, bu eserinde daha çok akaid ve kelam meseleleri üzerinde durmuştur.
- Limon Ağacım. Çekmegil’in 59 şiir ve üç yazısından oluşan mini bir eserdir.
Bu eserde dörtlük ve beyitler olmakla birlikte, yirmi bir şiir serbest tarzda yazılmıştır. Çekmegil, tıpkı Mehmet Akif Ersoy gibi içinde yaşadığı Müslüman toplumun dertlerini dert edinmiş, şiirlerinde toplumsal ve ferdi çözümler sunmuştur.
- Servet Bey (Radyofonik Piyes). Sahneye konulmak üzere yazılmış bir piyestir. Yazarın 1955’te kaleme aldığı bu eser ancak on yıl sonra yayımlanabilmiştir. Yazıldığı sene, liseli gençler tarafından oynanmış ve beğeniyle izlenmiştir.
- Altın Anahtarlar. İslâm tarihi hadis ilmi geleneğinde “Erbaîn/Kırk Hadis” olarak bilinen ve her dönemin şartlarına uygun önemli görülen hadislerin seçilerek bir kitap haline getirilmesi çalışmasıdır. Çekmegil de bu eserinde, Allah Resûlü (s.a.v.)’ne ait kırk hadisin derlemesini yapmış ve bir kitap oluşturmuştur. Ayrıca kitaba peygamberimizle ilgili yazı ve şiirler de eklenmiştir.
- Sünnet-i Seniye/Yüce Yol. Bu kitapta, Müslümanın takip edeceği yegane yolun sünnet-i seniye olduğunu; taklidin, hurafelerin, anlayışsızlığın yüce yola yakışmadığını vahyin ışığında incelemektedir. Ayrıca sünneti anlamada yöntem ve hadislere bakış açısı nasıl olmalı meseleleri üzerinde de durmuştur.
- Aramızdaki Fark. Çekmegil’in şiir kitaplarından biridir.
- İnsanın Yolu İslâm. Fıtratın yöneldiği din olan İslâm’ın esaslarını bu kitapta geniş bir şekilde açıklıyor. İçerik olarak oldukça zengindir. İnsanın yolu İslâm, İslâm nedir, Müslümanlığın açıklanması, dinin emir ve yasaklarını din vaz’ı koyar, fikri cehd, aramak mükellefiyeti, fıkıh, vahiy, icmâ’ (ilmi cumhuriyet), kıyas, örf ve âdet, akıl ve
taklid marazı gibi çok önemli konular incelenmiştir. Genel çerçevede İslâm dini, felsefe ve çeşitli yazılardan oluşmaktadır.
- Tetkiklerde Metod ve Tenkid. Bu eser, Malatya Fikir Kulübü ve Hayırlarda Yarış Derneği’nde seminer olarak sunulan ve makaleler halinde Kriter Dergisi’nde yayınlanan etütlerin biraraya getirilmesiyle oluşmuştur.
Bu kitap, muhteva olarak tenkid nedir, günün tenkid anlayışı, tarafsız tenkid olur mu gibi esas meseleler ile umumi ve özel tenkidlerden oluşmaktadır. Tenkidin bir ibadet olduğunu bu eserinde detaylı bir şekilde açıklar.
- İslâm’ı Yaşamak. Bu kitabın muhtevası oldukça dolgundur. Ana kaynağa dikkat çeken bu eserde vahdet-i vücudun kritiği yapılmıştır. İkinci bölüm, konuyla ilgili Almanya’da verilen üç konferans metnine ayrılmıştır. Ayrıca fikri durgunluk, gözüken ışık, çağlar üstü İslâm, prensipler üstü İslâm, hakları İslâm tayin eder gibi önemli konuların yanında müellif hakkında yazılan birkaç yazıya yer verilmiştir.
- Vahye Göre Büyük Zulüm. Çekmegil, bu eserinde vahye göre en büyük zulüm nedir ve en büyük zalim kimdir sorusunun cevabını aralamaya çalışır.
- Âyetler Işığında Reçeteler. Bu kitap, birçok konu başlığı altında ilgili âyetleri biraraya getirerek oluşmuştur. Toplam 51 reçeteden meydana gelen eserin ilk reçetesi “Mübah ve helal bir işe başlamak için” olup son reçetesi “Adalet için” olmuştur. Bu kitaba, Çekmegil’in 06 Ocak 1990 yılında İzmir’de Milli Gençlik Vakfı’nda verdiği “Müslüman Gözüyle Gelenek ve Gelenekçilik” başlıklı konferans metni de eklenmiştir. Bu eserde âyetlere bakış incelemesi tarafımızdan gerçekleşmiştir.
- Çağdışı. Çekmegil, bu eserinde “Hangi çağ! 14 asır önceki mutlu çağ mı? Yüce Allah bizi o model çağdan örnek alanlardan etsin. 19. Yüzyıl mı, o belalıların at oynattığı çağ mı? Haksızlıkları göstererek, haklıları gözardı eden, insanlığı sekularis felsefenin çıkmazlarında bocalatarak bugünkü şerefsiz seviyeye düşüren çağ mı, aklı putlaştıran materyalistlerin, pozitif dedikleri bataklıklarda filizlenip boy attığı ve yeryüzünü insanlığa zindan edenlerin modeli çağ mı? 20. Yüzyıl mı? Hayadan soyunmuş, kendi geliştirdikleri tekniğin kölesi olmuş, İngiliz modeli kötülüklerin kanunlarla korunduğu iğrenç çağ mı?” gibi soruları sorarak çağları sorguluyordu.
İçerik olarak “pagan dünya, yorulan dünya, velisiz toplum, insan ve ötekiler, Resûl de insandır, hak ve batıl sözler, ilme bakışımız, hanif millete bir model” gibi çok değerli konular yer almıştır.
- Müminde Hürriyet. Bu eser, hürriyet meselesini çok geniş bir şekilde incelemiştir. Konu içerikleri olarak hürriyetin tanımı, hürriyet hasreti, hürriyet çağrıları, imani sistemde hürriyet, İslâm toplumunda hirriyet, hürriyetin geldiği yer, günün dünyası ve benzerleri yer almıştır.
- Dünya İslâm Devleti ve Prensipleri. Bu esere değerli Hekimoğlu İsmail bir takdim yazısı yazmıştır. Muhteva olarak dünya İslâm devleti, devlet hakimiyeti, beşeri sistemler, İslâm mı, müslümanlar mı, temel prensipler, ilkelerin insaniliği, iyilerin vatanı, demokrasi ve laiklik gibi birçok mesele incelenmiştir.
Genel çerçevede İslâm ve siyaset ile İslâmî davet konuları üzerinde durulmuştur.
- Kur’ân’a Muhatap Olmak ve Engelleri. Bu kitap, değerli Prof. Dr. Yaşar Bağdatlı hocamızın takdim yazısıyla başlar.
Eserin muhteviyatında Kur’ân’a muhatap olma nasıl gerçekleşir ve engelleri nelerdir üzerinde temel olarak durulmuştur. Kur’ân’ı anlama, anlamada Arapça bilme yeterli mi, aklı selim, muhkem, müteşabih, nesih, mensuh, kitaba bakış tarzı, furkanî bildiriler ve masumiyet gibi önemli meseleler incelenmektedir.
- Nâsih-Mensûh Masumiyet ve Recm. Kitap, değerli sosyolog İbrahim Eroğlu’nun takdim yazısıyla başlar.
Bu eserde kitabın başlığı olan konular Kur’ân ve sahih sünnet ışığında ayrıntılı ve geniş bir şekilde incelenmiştir.
- Yeni Dünya Düzeni İslâm’ın Gerçeği. Bu eser, 1995 yılının ilk ayında yayınlanan ve altı akademisyenin hazırladığı İslâm Gerçeği isimli kitaba eleştiri olarak yayımlanmıştır. Önsözde onlarla ilgili olarak şöyle diyordu: “Kimi yerde klasik, kimi yerde modernist, kimi yerde de humanist edalar taşıyordu. Tenkidi gerektiriyordu. Yer yer bu kritikler de yapılıyordu.”
İçerik olarak ‘yeni dünya düzeni’ ve ‘İslâm’ın gerçeğinden cümleler’ diye iki bölümden oluşmuştur. Birinci bölüm modern çağın sonu mu, Fukuyama’nın kritiği, Shevardnaze’nin bakışı ve Abdurrahman Münif’in tespitlerinden oluşmaktadır. İkinci bölüm ise İslâm’ın gerçeği, tebliğ almamış insanlar, saadet yollarını açan fetih, idarecileri tenkitte ölçüsüzlük, şerre rıza şerdir, beşerden İslâm’a hüccet olur mu ve evrensellik modası gibi önemli konular incelenmiştir.
- Bilginin Gücü. Bu eser genel çerçeve olarak bilim ve felsefeden bahseder.
- Düşünceler Düşledim. Çekmegil, bu kitapta “Kerim aklın hasılası, müşfik kalbin mesut hatırası, gönlümün tatlı meyvesiydi düşüncelerim, doyamıyordu. Dünyaları makinalaşmış, insanları çoğunlukla behaimleşmiş, müminleriyse garip kalmış. İnsanımız ne yapsındı? Ne etmeliydi? Bir çare yok muydu?”
Düşünerek, sorarak ve sorgulayarak bir çare arıyordu. Yeni dünyamızı düşünüyoruz, düşünen muhakkik, düşünmeyen mukallit, düşünülen çare, içtihadı düşünelim, ölçüyü düşündüm, demokrasiyi düşünelim, Osmanlıyı düşünelim, evrenseli düşünelim gibi önemli konuların yer aldığı bir eserdir. Kitabın tamamı düşünmeye ve aklın fonksiyonlarını kullanmaya ayrılmıştır.
Said Çekmegil hakkında birçok makale, köşe yazısı ve şiir yayınlanmıştır. Ayrıca kendisiyle ilgili kitaplar yazılmış ve özel sayı çıkarılmıştır. Bu vesileyle onlar hakkında da bilgi vermemiz uygun olacaktır.
Hakkında Yazılan Eserler:
1-Çekmegil’in Eseri Neyi Anlatır. Bu eser, Çekmegil hayatta iken yayımlanmıştır. 64 yazarın 70’i aşkın değerli yazılarının biraraya gelmesiyle kitaplaşmıştır. Bu çalışma, doğru düşünmenin de ilgi görmeye başladığını müjdeler.
2-Büyük Doğu’nun Son Kalesi Said Çekmegil. Çekmegil’in vefatından sonra değerli hemşerimiz Şevket Başıbüyük tarafından kaleme alınmıştır. Bu eser, Said ağabey hakkında detaylı açıklama yapan güzel bir biyografi çalışması olmuştur. Ekler bölümünde kendi hakkında bahseden oğlu M. Selami Çekmegil, Abdullah Yıldız, Mehmet Alptekin, Metin Önal Mengüşoğlu, Ömer Şevki Hotar, Güven Akıncı, Bahaaddin Bilhan, Ramazan Keskin, Adil Akkoyunlu, Mehmet Çelen, Necip Cengil, Nabi Kürün ve Hasan Begeç gibi değerli şahsiyetlerin yazıları yayınlanmıştır. Bu da kitaba güzel bir çeşni katmış ve zenginleştirmiştir.
3-Said Çekmegil Özel Sayısı. Üstad Çekmegil anısına düzenlenen bu özel sayıda toplam 44 yazarın yazısı yayımlanmış ve söyleşiler yapılmıştır. Farklı cenahtan yazarların yazılarının cem olduğu çok güzel ve doyurucu bir demet olmuştur. Said Çekmegil hakkında geniş bilgi almak isteyenler Nida Dergisi’nin çıkardığı bu özel sayıya müracaat edebilirler.
4-Bilge Terzi Sait Çekmegil. Müslümanların düşünce ve anlayış sorunlarını, engin bir tetkik ve sorumluluk duygusuyla ele alan M. Said Çekmegil İslami düşüncenin temel kaynak merkezinde yeniden uyanışı yolunda bir Müslüman, bir terzi, bir yazar, yayıncı gibi pek çok niteliklere sahip alaylı bir mütefekkirdi.
Hayatı boyunca Malatya’da sürdürdüğü İslami çalışmalarla; yayınladığı İslami düşüncenin kaynaklara dönüşü savunan tecdid hareketinin sesi olmayı amaçlayan kitaplarla, kurduğu fikir kulübü ile katıldığı yurt içi ve yurt dışı konferans ve seminerlerle müslümanların bozulan temel bütünlüğünü kurmaya çalıştı. Ona göre düşüncesiz, dilsiz, kavramsız, eleştirisiz ve sahih bilgiye dayanmayan bir İslâm, felce uğramış bir bilinç, Müslümanların yazgısı olamazdı. Bu çalışma da biyografi eseri olarak yayımlanmıştır.
Hülasa bu kısa araştırmamızda Çekmegil’in bütün eserlerini ve hakkında yazılan kitapları kaynakçalarıyla ve öz değerlendirmesiyle birlikte vermeye gayret ettik.