30/03/2016
Özet
Bu makalede; 09 Eylül 1926 tarihinde Mısır’ın Siff Turab şehrinde doğmuş olan, yüzün üzerinde eseri bulunan, birçok üniversitede öğretim üyeliği yapmış ve Dünya Müslüman Âlimler Birliği başkanlığı görevini sürdüren Yusuf el-Karadâvî’nin davet fıkhının ve tercüme eserlerinin Türkiye toplumundaki etkileri üzerinde durduk.
İncelemenin amacı, el-Karadâvî’nin davetinin temel özelliklerini, davette belirlediği üslup ve esasları, kuşatıcı davet anlayışını ve İslâm’a bir bütün olarak yaklaşımını tespit etmek ve ortaya çıkarmaktır.
Bir nevi kendi hayatı, daveti ve eserleriyle İslâm davet metodolojisini yazmıştır. İlaveten, Türkiye’de yaklaşık elli yıllık süreçte en çok tercüme edilen ve eserleri Türkçe’ye kazandırılan el-Karadâvî’nin önemini ve Türkiye’ye etkisini –tercüme eserlerinini hangi ilim dallarına ait olduğunun belirtilmesi ve içerikleri hakkında kısa açıklamalar yapılması suretiyle- vurgulamaktır.
Anahtar kelimeler: Yusuf el-Karadâvî, davet, fıkıh, Türkiye, tercüme eserler
Abstract
In this article; we discussed about Yusuf al-Qaradawi’s studies on fiqh of dawah and the effect of his translated works in Turkish society. The International Union of Muslim Scholars leader Yusuf al-Qaradawi was born on 09 September 1926 in Siff Turab, Egypt and has studies over hundred.
The purpose of this research is to examine and find out the approach as a whole in key features of al-Qaradawi’s dawah, the methodology and the base he designated to use, his sense of comprehensive dawah and lastly his approach to Islam in the aggregate. He has written a unique kind of Islamic dawah methodology with his lifestyle, dawah and studies. His significance was also emphasized as a scholar who had most of the translated studies in Turkey in about last 50 years. Disciplinary field and the content of his translated studies are clarified in this article.
Keywords: Yusuf al-Qaradawi, dawah, fiqh, Turkey, translated works
Giriş
Yusuf el-Karadâvî, I. Dünya Savaşı sonrasında Osmanlı Devleti’nin Batılı sömürgeciler tarafından yıkılıp Müslümanların mağlup olduğu bir dönemde 20. yy.’ın ikinci çeyreğinde dünyaya gelmiştir. Hem kendi ülkesinde hem de diğer Müslüman ülkelerde Müslümanların çektiği eziyet ve sıkıntılara şahit olmuş, bir ilim adamı olarak bundan kurtuluşun nasıl olması gerektiği üzerinde çok ciddi çalışmalar yapmıştır.
el-Karadâvî’nin çalışmaların içinde oldukça önemli yer tutan bir alan da davet ve davet fıkhının belirlenmesi olmuştur. Kendisi hayatı boyunca, bizatihi davetin içinde bulunmuş, aynı zamanda teorisini oluşturmuş ve pratiğini yaşamıştır.
el-Karadâvî, velüd bir yazar olarak birçok eser kaleme almış ve eserleri birkaç dile tercüme edilmiştir. Türkçeye çokça kitabı tercüme edilmiş günümüze kadar binlerce baskısı yapılmıştır. Bu kitapların birçoğu hâlâ yeni baskılarla yayımlanmaya devam edilmektedir.
Yazımızı, el-Karadâvî’nin davet fıkhı ile tercümelerinin Türkiye’deki etkileri üzerinden iki ana başlık temelinde şekillendirdik.
- Davet Fıkhı
Davet, İslâm’a çağrının temel prensiplerinden biridir. Bütün peygamberler, bu çağrının öncüleri, uygulayıcıları ve rol modelleri olmuştur. Son ilahi mesajda İslâm’a, imana, Allah yoluna, Allah’ın kitabına, hayra, gerçek olana, hayat kaynağına, kurtuluşa ve barışa çağrı vardır. Önceki ilahi mesajlarda da bunlara benzer çağrılar mevcuttur. Çünkü hepsi aynı kökten ve kaynaktan beslenmektedir.
Elbette bu davetin usul ve belirleyicileri olacaktır. Tarihi süreç içinde usulleri değerlendirip ortaya koymak işin fıkhını oluşturmaktadır. Bu fıkhın oluşturulması sırasında davetin usullerinin, daveti gerçekleştirecek kişide olması gereken özelliklerin ve davet fıkhının sürekli güncelleştirilme ihtiyacının belirlenmesine fayda vardır.
1- Davette İzlediği Usuller
el-Karadâvî, yarım asrı aşan davet hayatında yeni fikirler ortaya koymak, eserler sunmak ve dersler vermek gibi çeşitli faaliyetler aracılığıyla davetteki usulleri ortaya koymaya çalışmıştır. Bu usulleri şu başlıklar altında toplayabiliriz:
- Her Müslüman davete muhataptır ve herkesi inancına davet edebilir. Kur’ân’da ve sünnette var olan “öğüt vermek, iyiliği emretmek ve kötülükten vazgeçirmeye çalışmak” ilkesi bunun esasıdır.
- Davette iyi niyet ve ihlâs şarttır. İyi niyete ve ihlâsa dayanmayan davet akamete uğrar, fayda yerine zarar getirir.
- Davet, ilmî esaslara uymalı ve delillere dayanmalıdır. İlimsiz davet faaliyetlerini yürütmek mümkün değildir.
- Davetçi, İslâm dinini pratiğinde yaşamalı ve güzel örnek olmalıdır.
- Davet, insanların akıllarına hitap etme esasıyla gerçekleştirilmelidir. Bu kurala uymamak davetin amacını saptırıp her şeyi altüst edebilir.
- Davet edilecek konularda önceliklere dikkat edilmelidir. Akide amelden, ibadetler muamelattan, farzlar nafileden, büyük günahlar küçük günahlardan önce gelir.
- Davette aşamalara dikkat edilmelidir. İnsan yaşının her evresine ayrı bir davet üslubu seçilmelidir.
- Dinin asıllarına bütün ve kapsayıcı olarak yaklaşılmalı, bu çerçevede davet gerçekleştirilmelidir.
- Güzel ahlak ve terbiye, davetçinin aslî kimliği olmalıdır.
- Müslümanlar arasında tefrikaya yol açacak söz ve davranışlardan uzak durmak esastır. Bundan dolayı ihtilaflı meseleleri gündeme taşımamak gerekir.
Bu esaslara dikkat edildiğinde üç ana mesele üzerinde odaklandığı görülür. Birincisi daveti gerçekleştirecek davetçi, ikincisi davete muhatap olanlar ve üçüncüsü davetin konusudur. Davet fıkhı da her üç alanda da kendini gösterir. Davetçinin İslâm’a davet ederken gözetmesi gereken fıkıh, davete konu olan meselelerin fıkhı ve davet yolunda muhatapları belirlerken gerekli olan fıkıh diye üçe ayırabiliriz. Davet faaliyetinin yürütülmesinde ve organizesinde dikkat edilmesi gerekenler bu fıkıhtır.
2- Davetçinin Temel Özellikleri
Davetçinin bilgi ve donanıma herkesten daha fazla ihtiyacı vardır. el-Karadâvî, davetçinin donanımı ile ilgili çok önemli ilkeler tespit etmekte ve bunlar üzerinde dikkatlice durmaktadır. Ama bu ilkelerden önce davetçinin iyi bir hazırlık yapması, imanını güçlendirmesi, güzel ahlak sahibi olması, cehalet, nefsi arzular, tahakküm ve fesada karşı kendini donatması gerektiğini belirtmektedir.
İşte bu donanım ile ilgili olarak sadece “Davetçinin kültürü” isimli eseri bile genişçe açıklamalar içermektedir. Bu ilkeleri şöyle sıralayabiliriz:
a-İslâm kültürü: Bu, İslâm dininin asıllarını öğrenme, tanıma ve bilmeden geçer. Bunun başında da birinci kaynak olan Allah’ın kitabı Kur’ân’ı Kerim’i tanıma ve bilme gelir. Bu da Kur’ân ilimlerine vakıf olma, kitabın icâz ve kıssalarını iyi öğrenme, örnekleri yerinde kullanmakla mümkün olur. Âyetlerin bütüncül ve kapsamlı olarak sunulması gerekir. Yanlış te’villerden, İsrâilî tefsirlerden, zayıf ve uydurma rivayetlerden kaçınmak zaruridir. Ayrıca bozuk görüşlerden de uzaklaşmak lazımdır.
Bu konuda ikinci kaynak Resûlullah (s.a.v.)’ın sünnetidir. Sünneti incelemede bir diğer önemli alan da peygamberin hayatını konu edinen siyer ilmidir. Hadis ilimlerini öğrenirken hadisleri de yerli yerince kullanmak gerekir. Sahih hadisleri iyi öğrenmek, anlaşılması zor hadislerden, asılsız ve uydurma (mevzu’) hadislerden sakınmak gerekir.
Bir davetçinin fıkıh ilmini, ibadet, muamelat ve âdab ile ilgili bilgiyi bilmesi de önemlidir. Mezhepleri, mezhepler tarihini, aralarındaki ihtilafları ve bunların sebeplerini bilmesi, ibadetlerin sır ve hikmetlerinde mübalağa etmemesi gerekir. Aynı zamanda fıkıh usulü ile ilgili esasları da öğrenmesi gerekir. Bu usulleri öğrenmek suretiyle hem akla hem de kalbe hitap etme melekesini kazanır. Davetçi tarafından İslâm ahlakını, duygusunu, edep ve faziletini yaşamanın yolu olan tasavvufun da bilinmesi gerekir. Bu kapsamda İslam nizamının da bir bütün olarak öğrenilmesi gerekir.
b-Tarih kültürü: Davetçinintarihin derinliklerine inip olaylara nüfuz etmesi gerekir. Tarihte gerçekleşen hadiseleri geniş bir şekilde analiz etmesi hem kendi tarihini hem de düşmanlarının tarihini iyi bilmesi gerekir.
c-Dil ve edebiyat kültürü: İlahi mesajın sunulmasında dilin ve edebiyatın önemi büyüktür. Kur’ân’ı Kerim baştan sona edebî bir üslupla ifadelerini anlatmış ve Resûlullah (s.a.v.) da Arapçayı fasih bir şekilde kullanmıştır. Davette dili iyi kullanmak çok önemlidir.
d-İnsani kültür: İslâm, din olarak insana muhataptır. Bundan dolayı insanın madden ve manen çok iyi tanınması gerekir. İnsanı tanımayı amaçlayan psikoloji, sosyoloji, biyoloji, ahlâk ilmi, felsefe ve pedagoji gibi ilimlerin davetçi tarafından öğrenilmesi gerekir.
e-İlmî kültür: İslâm, ilme ve âlimlere büyük değer vermiştir. Kur’ân’ın birçok yerinde ilim yüceltilir, cehalet ise yerilir. Peygamberimiz de ilme ve ilmî faaliyetlere hayatı boyunca önem vermiş ve hep desteklemiştir.
f-Güncel kültür: Günceli bilmek ve tanımak, onunla ilgilenmek de bir davetçi için çok önemlidir. Ülkesinde ve dünyada olup bitenlerden haberdar olmalı ve bunları doğru yorumlamaya çalışmalıdır.
3-Davet Fıkhını Güncelleştirme
Yusuf el-Karadâvî,davet fıkhını güncelleştirmeyi hayatının pratikleriyle bilfiil göstermiştir. Çevresinde ve dünyada gelişen olaylara sessiz kalmamış, bir ilim adamı ve davetçi hüviyetiyle söylenmesi gerekenleri açıkça ilan etmiştir.
el-Karadâvî, işi söylemden ileriye taşıyarak icraata ve kurumlaşmaya doğru adım atmış, Müslümanlar için tek ses ve tek yürek olan “Dünya Müslüman Âlimler Birliği”ni kurmuştur. Bundan ayrı olarak birçok kurumda görev almış veya kurucusu olmuştur.
Çevresinde olup biten ve gelişen hiçbir olaya sessiz kalmamış, Müslüman bir davetçi ve ilim adamı olarak olması gerekeni beyan etmiş ve duruşunu sergilemiştir. Özellikle son üç yılda gelişen olayları ve el-Karadâvî’nin bunlara karşı tarz-ı siyasetini ve fıkhını açıklamakta yarar vardır.
Mısır’da, 03 Temmuz 2013’te meşru cumhurbaşkanının devrilmesi ve anayasanın ilga edilmesini gerçekleştiren askeri darbeye karşı durmuş ve bunun meşru olmadığını savunmuştur. Askeri darbenin yaptığı cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de geçersiz ve adaletsiz olduğunu açıklamış ve Mısır halkını boykota davet etmiştir. İsrail’in Mescid-i Aksa’ya karşı uygulamalarına başkaldırılması ve bu kutsal mekanın bütün Müslümanlar tarafından savunulması gerektiğini belirtmiştir. Yine İsrail’in Gazze ablukasının kaldırılmasını talep etmiş, bu konuda İsrail’in bu konudaki uygulamalarını kınamıştır. Mısır’da Müslüman Kardeşler arasında meydana gelen krize barış önerisi sunmuş ve bu öneri İhvan tarafından kabul edilmiştir. Böylece şahsen Müslümanlar arası anlaşmazlıklarda hakem rolü oynamış ve arabuluculuk yapmıştır. Suriye meselesinde Rusya’nın müdahale etmesini ve işgalci bir rol oynamasını reddetmiş, Rusya’ya karşı durulması gerektiğini vurgulamıştır. Müslümanların aşırılıktan, şiddetten uzak ve mutedil olması gerekliliğini her fırsatta gündeme taşıyan el-Karadâvî, IŞİD lideri Bağdadî’nin halifelik ilanına karşı çıkmış, bunun mümkün olmadığını belirtmiştir.
- Tercümelerinin Türkiye’deki Etkileri
Birçok alanda çalışmış olan Yusuf el-Karadâvî’nin eserleri, 1960’lı yıllarda Türkçe’ye terceme edilmiştir, elli yıldır artan bir hızla yayımlanmaya devam etmektedir. Eserlerin büyük bir çoğunluğu ilim ve kültür başkenti İstanbul’da yayımlanmış, ayrıca Anadolu’nun birçok şehrinde de tercüme edilip yayımlanmıştır. Günümüzde İstanbul’da faaliyet gösteren Nida Yayıncılık “Yusuf el-Karadâvî Külliyatı” başlığı altında bütün eserlerini yayımlamaya devam etmektedir.
Özellikle Türkiye’de 1960’lı yıllar, İslâmî kitapların yoğun bir şekilde tercüme edilip yayımlanmaya başlandığı bir dönemdir. Biz burada el-Karadâvî’nin tercüme edilen kitaplarını on yıllık dönemler halinde sayısal olarak vermeye çalışacağız. 1960’lı yıllarda 3, 1970’li yıllarda 3, 1980’li yıllarda 8, 1990’lı yıllarda 13, 2000’li yıllarda 12 ve 2010’lu yıllardan günümüze kadar 17 tercüme eseri yayımlanmıştır. Bazen bir eser birkaç yayınevi tarafından yayımlanmıştır. Ayrıca tarihsiz yayımlananlar bu sayıların dışındadır. Bununla birlikte Nida Yayıncılık, 2016-2017 yılında Yusuf el-Karadâvî’ye ait 8 eser yayımlamayı yayın programına almıştır. Böyle devam ederse son on yıllık dönemde, yani 2020 yılına kadar, 25-30 eser yayımlanmış olacaktır. Türkiye’de günümüze kadar el-Karadâvî’nin eserlerini tercüme edip yayımlayan 28 farklı yayınevi olmuş ve tespitimize göre toplam 44 eser tercüme edilmiştir. Dipnotlarda bu kitaplara ait biblografya bilgilerini ayrıntılarıyla verdik ve sonuna tercüme eserin Türkçe’de kaç sayfa olarak basıldığını ekledik.
Eserlerin basım adedinden bahsedersek, 60’lı ve 70’li yıllarda yayıncılar her bir basımda ortalama 5000-7000, 80’li ve 90’lı yıllarda 3000-5000, 2000’li ve 2010’lu yıllarda 1000-2000 adet basım gerçekleştmiştir. Bunu göz önünde bulundurarak konuşacak olursak, her bir kitaptan binlerce hatta bazı kitaplardan on binlercesinin basılıp dağıtıldığını rahatlıkla ifade edebiliriz.
Üstadın eserleri, elli yılı aşkın süredir Anadolu’daki Müslümanların çokça okuduğu ve pratiklerine yansıttığı kitaplar arasındadır. Bu kitaplar, 60’lı yıllardan buyana bütün Müslümanların elinde bir ders kitapları gibi okunmaktadır. Özellikle 80’li yıllarda bu eserler, gençlerin el kitapları olmuştur. 90’lı yıllar ve sonrasında bir kısım medreseler ve üniversitelerde de yardımcı ders kitabı olarak öğrencilere okutulmuştur. Anadolu’da yaşayan Türk, Kürt, Arap, Çerkes, Gürcü, Abaza ve diğer etnik kökenlerden grupların genel olarak mutedil bir çizgide İslâm dinini yaşamasının etkenlerinin en önemlilerinden biri de Yusuf el-Karadâvî’nin itidal konusundaki örnekliği olmuştur. Hem İslâm’ın doğru anlaşılmasında hem de İslâm düşüncesinin yerleşmesinde büyük rolü vardır. Her dönemde eserlerinin artarak tercüme edilip yayımlanması da buna işaret etmektedir. Türkiye’de, ülke dışından bir yazar olarak bu kadar fazla sayıda eseri tercüme edilen ve birçok farklı yayınevi tarafından yayımlanan tek zat Yusuf el-Karadâvî’dir.
Türkiye’deki etksinin somut olarak görülebilmesini şu dört madde ile belirtebiliriz:
a-el-Karadâvî’nin eserleri 28 farklı yayınevi tarafından tercüme edilmiş ve yayımlanmıştır. Bu da Türkiye’de kabul gördüğünün ve ilgiyle takip edildiğinin en güzel belgesidir. Bu yayınevleri şunlardır: Hilal, Saff, Nida, İhtar, Özgün, Şurâ, Çıra, İhya, Kayıhan, Tahir, Ravza, Bir, Marifet, İz, İdrak, Rey, Faisal, Akyol, Risale, Nun, Akabe, İkbal, Denge, Dini Neşriyat, Madve, Nur, İlke ve Şule Yayınları’dır.
b- Başta İstanbul olmak üzere Malatya, Ankara, Erzurum, Konya, Kayseri ve İzmir’de yayımlanmıştır. Yayın işi Anadolu’ya dağılmıştır.
c- Tercüme eserleri 1960’lı yıllardan günümüze birçok baskı yaparak binlerce basılmış ve satılmıştır.
d- Nida Yayınları tarafından külliyatının basılması, el-Karadâvî’nin eserlerinin kabulünün ve ona gösterilen ilginin üst seviyesidir.
Bütün bunlar gösteriyor ki el-Karadâvî bir ilim ve hareket adamı olarak Türkiye’de etkili olmuş ve olmaya devam etmektedir.
Tercüme edilen bu eserler akaid ve kelam, fıkıh ilmi, fıkıh usûlü, hadis ilmi, hadis usûlü, tefsir ilmi, tefsir usûlü, İslâm ekonomisi, İslâm’da eğitim ve öğretim, İslâm ahlâkı, sosyoloji, İslâm dini, İslam ve siyaset ilmi, tebliğ ve davet fıkhı gibi birçok ilmi alana yöneliktir. Bunlarla ilgili yayımlanan eserleri her ilim alanı dâhilinde belirtmekte yarar vardır.
Akaid ve kelam
- a-“İman ve hayat”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde akaid ve kelam ilmiyle ilgili bahisler incelenmiş, imanın hayatla olan bağlantısı ele alınmıştır. Orijinal kitap adı: “el-İman ve’l-hayat”.
b–“Tevhidin hakikati”, “Allah’ın varlığı ve tevhidin hakikati” ve “Tevhidin hakikatleri” isimleriyle üç farklı zamanda yayımlanmıştır. Bu eserde akaid ve kelam ilmiyle ilgili bahisler incelenmiş, tevhidin gerçek boyutu çok yönlü olarak ele alınmıştır. Farklı tarihlerde değişik yayınevi ve mütercimler tarafından terceme edilmiş ve yayımlanmıştır. Orijinal kitap adı: “Hakikatü’t-tevhid”.
c-“Tekfirde aşırılık” ve “İman ve İslâm’da itidal” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde akaid ve kelam ilmiyle ilgili bahisler incelenmiş, özellikle 20. yy.’ın son çeyreğinde ve 21.yy.’da yaygın hale gelen ve İslâm dünyasını parçalayan ve zayıf düşüren aşırılık ve tekfircilik hastalığının üzerinde durulmuş ve çözüm yolu ortaya konmuştur. Orijinal kitap adı: “Zâhiretu’l-guluv fî’t-tekfîr”.
d-“İnsan ve Hak mefhumu” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserdeakaid ve kelam ilmiyle ilgili bahisler incelenmiş, İslâm’ın hak kavramına nasıl baktığı üzerinde durulmuştur. Orijinal kitap adı: “en-Nas ve’l-hak”.
e-“Allah’ın varlığı” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde, Allah’ın varlığı ve birliği meselesi delilleriyle birlikte incelenmiştir.
2-Fıkıh ilmi
a-“İslâm’da helal ve haram”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm’da helaller ve haramlar geniş bir şekilde açıklanmış ve bu konuda birçok fetvaya yer verilmiştir. Orijinal kitap adı: “el-Helal ve’l-haram fi’l-İslâm”.
b-“İslam’da ibadet mefhumu” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm dininin ibadet kavramı üzerinde durulmuş ve ibadet ayrıntılı bir şekilde işlenmiştir. Orijinal kitap adı: “el-İbade fi’l-İslâm”.
c-“Öncelikli meseleler fıkhı” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm fıkhının öncelikli olarak ele aldığı meseleleri ve usûlünü Kur’ân ve sünnet ışığında izah etmeye çalışmıştır. Orjinal kitap adı: “Fi fıkhı’l-evleviyati dirasetün cedidetün fi dav’il-Kur’ani ve’s-sünne”.
d-“Müslümanlar Gayri Müslimlere nasıl davrandı?”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm fıkhının zimmîlere ve antlaşmalı vatandaşlara nasıl davrandığı, bu kişilerin toplumdaki konumları ve birlikte yaşamanın esasları incelenmiş, tarihten örnekler verilmiştir. Orijinal kitap adı: “Gayri’l-müslimin fi’l-müctemai’l-İslâmî”.
e-“İslâm hukukunda zekât: Fıkhu’z-zekât”ismiyle iki cilt olarak yayımlanmıştır. Bu eser, İslâm’ın temel ibadetlerinden biri olan zekâttan bahseder. İslâm fıkhında zekât meselesi derin bir şekilde incelenmiş ve günümüz meseleleri açısından değerlendirilmiştir. Orijinal kitap adı: “Fıkhu’z-zekât”.
f–“İslâm’ın ışığında çağdaş meselelere fetvalar”ismiyle yedi cilt olarak farklı yayınevleri tarafından yayımlanmıştır. Bu eser, günümüz meselelerine çözümleri içeren fetvalardan oluşmaktadır. Orijinal kitap adı: “Hedyü’l-İslâm fetava muasıra”.
g-“İslam hukuku: teori-pratik”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde çağdaş İslâm düşüncesi gündeme getirilmiş ve İslâm hukukunun hem teori hem de pratik olarak her asırda ugulanabileceği delilleriyle ispatlanmıştır.
h–“İslam hukuku: evrensellik-süreklilik”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm fıkhının evrensel olduğu, her zaman ve mekanda uygulanabilir olduğu geniş bir şekilde incelenmiştir.
Orijinal kitap adı: “Şeriatü’l-İslam: Huluduha ve salahuha fi’t-tatbik fi külli zeman ve mekân”.
i–“Oruç fıkhı” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde oruçla ilgili hükümler güncellenerek ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır. Orijinal kitap adı: “Fıkhu’s-savm”.
j–“Filistin hakkında fetvalar” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eser de Filistin’in işgali ve bununla ilgili meseleler hakkında verilen fetvaları içermektedir.
3-Fıkıh usûlü
a-“Kur’an ve sünnet ışığında İslâm fıkhını yeniden okumak” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm fıkhının usulü işlenmiş, usul meselelerini günümüze indirgenmiştir.Orijinal kitap adı : “Teysiru’l fıkhi li’l müslimi’l muasır”.
b-“Öncelikler fıkhı: Fıkhu’l-evleviyyat”, ayrıca “Öncelikli meseleler fıkhı” ve “Öncelikler fıkhı” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm fıkhının öncelikli olarak ele aldığı meseleler ve usulü Kur’ân ve sünnet ışığında izah edilmeye çalışılmıştır. Orijinal kitap adı: “Fi fıkhı’l-evleviyati dirasetün cedidetün fi dav’il-Kur’âni ve’s-sünne”.
c-“Günümüzde fetvanın değişebilirliği” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde fetvanın usûl olarak konumu ve zamana göre değişimi meselesi müzakere edilmiştir.
4-Hadis ilmi
a-“Bilgi ve medeniyet kaynağı sünnet” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm medeniyetinin ve bilgisinin kaynağı olarak sünnet ve hadis-i şerifler incelenmiştir. Peygamberin dini uygulama alanı olarak sünnetin yorumu yapılmıştır.Orijinal kitap adı: “es-Sünnetu masdaran li’l ma’rifeti ve’l-hadarati”.
b-“Sünneye münasebetimiz nice olmalıdır” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde sünnetin konumu incelenmiştir.
5-Hadis usûlü
a- “Sünneti anlamada yöntem” daha sonra aynı kitap “Sünnet araştırmalarına giriş: Sünneti anlamada yöntem: Sünnetin teşri değeri” adıyla yayımlanmıştır. Bu eserde hem İslâm düşüncesinden hem de hadis usulünden bahsedilmektedir.
6-Tefsir ilmi
a- “İbrahim suresi tefsiri” ismiyle yayımlanmış olup bu eserde, İbrahim suresinin tefsiri yapılmaktadır.
7-Tefsir Usûlü
- “Kur’an’ı anlamada yöntem” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eser, Kur’ânî ilimleri araştırmada gerekli olan esasları belirtmekte ve tefsir usûlünü ortaya koymaktadır. Orijinal kitap adı: “Keyfe neteamelu maa’l-Kur’âni’l-azim”.
8-İslâm ekonomisi
- “Faizsiz sistemde ticaret (murabaha)” ismiyle yayımlanmıştır. İslâm ekonomisinde ticaret yapma ve faiz meselesi ele alınmış ve ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.
b– Önce “Fakirlik problemi karşısında İslam” daha sonra “Fukaralık ve İslam”,ismiyle yayımlanmıştır. Bu kitapta İslâm’ın yoksulluğa bakış açısı ve ekonomik güvence, sosyolojik ve ekonomik olarak incelenmiştir. Dinin bu konudaki esasları ayrıntılarıyla belirtilmiştir. Orijinal kitap adı: “Müşkiletü’l-fakr ve keyfe aliceha’l-İslâm”
9-Tebliğ ve davet fıkhı
a-“Nasıl bir kültür-davetçinin kültürü”,“Kültür yapımız” ve “Müslümanın temel kültürü”,isimler ile farklı yayınevleri tarafından yayımlanmıştır. İslâmî davetin yapısı, yöntemleri ve uygulama alanlarından bahseden bir davet kitabıdır. Orijinal kitap adı: “Sekafetü’d-daiye”.
b-“Papaya cevabımız (İslâm kılıçla mı yayıldı)” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâmî davet ve cihad kavramları incelenmiş, papalığın İslâm dininin kılıçla yayıldığı iddiası ile sürdürdüğü algıya karşı doğru bir yöntemle cevap verilmeye çalışılmıştır.
c-“Allah’a giden yolda 1-Niyet ve ihlas” ile “Allah’a giden yolda 2-Rabbani hayat ve ilim” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserlere Allah yolunda çalışan insanların en önemli azıklarının niyet, ihlas, Rabbani hayat ve ilim olduğu belirtmektedir.
10-İslam ve siyaset ilmi
a-“Ümmeti parçalayan ithal çözümler”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm ümmetine uygulanmak amacıyla dışarıdan getirilen ve ümmetin dokusuyla uyuşmayan çözümler üzerinde durulmaktadır. Bu çerçevede İslâm dini ve müntesipleriyle alakalı siyasetler incelenmektedir.
b-“Tek çare İslami çözüm”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm dinine sarılmanın ümmetin kurtuluşu için tek çare olduğu gerekçeleriyle ve delilleriyle serdedilmektedir. Bu kitaba göre diğer siyasal çözümler de göz önüne alındığında Müslümanlar için kaçınılmaz olanın İslâm olduğu açıktır.
c-“Her müslüman’ın ortak davası Kudüs” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde Kudüs, Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-ül Aksa, Yahudi ve Arap ilişkileri masaya yatırılmış, bu meselenin bütün Müslümanların asıl meselesi olduğu vurgulanmıştır. Orijinal kitap adı: “el-Kudsü kadiyyetü külli müslim”.
d-“İslâm ümmeti hayal mi gerçek mi?”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eser, “İslâm ümmeti bir iddia ve hayalden ibarettir.” iddiasını öne sürenlere karşı yazılmış bir reddiyedir. İslâm ümmetinin yaşayan bir gerçek olduğunu, bu iddiaların asılsız olduğunu ispat eder.Orijinal kitap adı: “el-Ümmetü’l-İslamiyye hakikatün la vehmün”.
e-“İslâm ve laiklik: tarihi hesaplaşma” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde din ve devlet politikası, İslâm’ın bu konudaki bakış açısı ve laiklik meselesi incelenmiştir.Orijinal kitap adı:“el-İslâm ve’l-ilmaniyye: vechen li’l-vech”.
f-“İman ve İslâm’da itidal”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm dini hakkında çeşitli yazılar kaleme alınmıştır. Mutedil dinî anlayışın gerekliliği üzerinde durulmuş, bu noktada akaid ve kelam konuları da incelenmiştir.
g-“İslâm’da devlet mefhumu” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm dininin siyaset anlayışı, devlet kavramına bakışı incelenmektedir.
h- “Âlim ve tağut” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde zalim ve baskıcı, kötü yönetimin özellikleri tiyatro şeklinde kaleme alınmıştır. Emevi dönemi Irak valisi zalim Haccac b. Yusuf es-Sekâfî’ye karş tabiîn âlimlerinden Said b. Cübeyr’in savunması ve sonrasında öldürüşü ile ilgili sahneler edebi bir tarzda anlatılıyor.
11-İslâm dini
a-“İslâm ve sapıkların iftiraları”,“İftiralar ve şüpheler karşısında İslam”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm dini hakkında bilgiler verilmiş, sapıkların ve yalancıların ortaya attığı iddia ve iftiralara cevap verilmeye çalışılmıştır.Orijinal kitap adı: “el-İslâm beyne şübühati’d-dallin ve ekazibü’l-müfterin”.
b-“İslâmi uyanışın problemleri”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde aşırılık ve itidal işlenmiş, Müslümanların uyanışında aşırılığın getirdiği problemler dile getirilmiştir. İslâm dininin oluşturduğu medeniyet ve kültürün aşırılıktan uzak olduğu belirtilmiştir. Orijinal kitap adı: “es-Sahvetü’l-İslamiyye beyne’t-tatarruf ve’l-i’tidal”.
c-“İslâm’da çevre bilinci” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde insan hayatı için çevrenin önemi, İslâm’ın çevreye verdiği değer ayrıntılarıyla incelenmiştir.
d-“İhtilaf ve tefrikalar karşısında İslâmî tavır” ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde gerek fıkhî ihtilaflar gerek kelamî tefrikaların yol açtığı durumlar ve bunların çözüm yolları üzerinde durulmaktadır. Burada Müslümanca bakış açısı sergilenmeye çalışılmaktadır.
12-Sosyoloji
a- “Fakirlik problemi karşısında İslâm”, “Fukaralık ve İslam”isimleriyle yayımlanmıştır. Bu eserde yoksulluk problemi ve İslâm’ın bu probleme getirdiği çözümler üzerinde durulmuştur. İslâm’ın problemi çözümündeki ekonomik ve sosyolojik yaklaşımı da gündeme getirilmiştir. Orijinal kitap adı: “Müşkiletü’l-fakr ve keyfe aliceha’l-İslâm”
13-İslâm ahlâkı
a-“Sosyal hayatta İslâmî terbiye: müslüman kardeşler pratiği”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm’a göre manevi gelişimin dinamikleri, terbiye ve ahlâk meselesi incelenmiştir. Orijinal kitap adı: “et-terbiyetü’l-İslâmiyyetu”
14-İslâm’da eğitim ve öğretim
a- “Hazreti peygamber ve ilim: ışığın çağrısı”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm’ın ve onun peygamberinin ilme verdiği değer, ilmin yol göstericiliği, eğitim ve öğretimin önemi üzerinde durulmuştur.Orijinal kitap adı: “er-Resul ve’l-ilm”
b-“Hasan el-Benna mektebi”ismiyle yayımlanmıştır. Bu eserde İslâm dininde eğitim ve öğretim incelenmiş, Müslüman Kardeşler’in lideri Hasan el-Benna’nın eğitim ve öğretim ile olan ilgisi değerlendirilmiştir.Orijinal kitap adı: “et-Terbiyetü’l-İslamiyye ve Hasan el-Benna”
Sonuç
Yusuf el-Karadâvî’nin davet fıkhının oluşumu, gelişimi ve aldığı son şekil üzerindeki durumunu izah etmeye çalıştık. el-Karadâvî, davet fıkhını oluştururken birçok esaslar ortaya koyduğunu ve bunları eserlerinde belirttiğini tespit ettik. Bunları davetin özünde olması gereken esaslar, davetçide bulunması gereken özellikler ve davet yapılırken dikkat edilmesi gereken üsluplar olarak sınıflandırdığını, her biri üzerinde ayrıntılı durduğunu ifade ettik.
Davet fıkhını oluştururken görev aldığı ve kurduğu müesseseler ve basına verdiği demeçleriyle de bunu pratiklerinde gösterdiğini açıkladık.
Türkiye’de eserleri en çok tercüme edilen bir yazar olduğunu, birçok ilmi alanda yazılmış eserlerinin birçok farklı yayınevi ve değişik şehirlerde yayımlandığını belirttik. Bu kadar eserin farklı yayınevleri tarafından binlerce yayımlanması ve birçok baskı yapması Türkiye’deki toplumlar açısından el-Karadâvî’nin etkisini göstermektedir. Bir yayınevi tarafından külliyâtının çıkarılmaya başlandığı ve bu yayımların devam ettiğini belirttik. Bu da Türkiye’de el-Karadâvî’ye olan ilgiyi ve etkisinin ileri bir düzeyde olduğunu ifade etmektedir. Elbetteki bu etkiyi, İslâmî ilimler, düşünce ve anlayış noktasında gerçekleştiğini tercüme edilen eselerin alanlarından yola çıkarak söyleyebiliriz.
Kaynakça
el-Karadâvî, Yusuf, Nasıl bir kültür-davetçinin kültürü (çev. M. Said Şimşek), Davet Yayınları, Konya, 1982.
el-Karadâvî, Evveliyatü’l-hareketi’l-İslâmiyye: fi’l-merhaleti’l-kadime, Müessesetü’r-Risâle, Beyrut, 1992, 13. bs.
el-Karadâvî, Hasan el-Benna mektebi (çev. Galip Yavuz-Süleyman Koçak), İlke Yayınları, İstanbul, 1992.
el-Karadâvî, İman ve hayat, Hilal Yayınları, Ankara, 1979. 405 s.; ayrıca (çev. Abdülvahhab Öztürk), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2013.
el-Karadâvî, Tevhidin Hakikatı(çev. Hacı Mehmet Alptekin), Saff Yayıncılık, Malatya, 1986.
el-Karadâvî, Tevhidin Hakikatı(çev. İshak Turgut-M. Recai Gündüz), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2012.
el-Karadâvî, Allah’ın varlığı ve tevhidin hakikati (çev. Abdullah Kara), İhtar Yayıncılık, Erzurum, 1993.
el-Karadâvî, Tevhidin hakikatleri(çev. Mustafa Özel), Özgün Yayıncılık, İstanbul, 1996, 7. bs.
el-Karadâvî, Tekfirde aşırılık (çev. M. Salih Geçit), Şura Yayınları, İstanbul, 1998.
el-Karadâvî, İman ve İslam’da itidal (çev. Hanifi Tosun), Çıra Yayınları, İstanbul, 2006.
el-Karadâvî, İnsan ve Hak mefhumu (çev. Mustafa Ateş), İrfan Yayınevi, İstanbul, 1968.
el-Karadâvî, Allah’ın varlığı (çev. Muhammed Recai Gündüz), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2014.
el-Karadâvî, İslam’da helal ve haram (çev. Ramazan Nazlı), Hilal Yayınları, İstanbul, [t.y.], (ilk baskı 1965) 7. bs.
el-Karadâvî, İslam’da helal ve haram (çev. Mustafa Varlı), Kültür Basın Yayın Birliği, İstanbul, 1990.
el-Karadâvî, İslam’da ibadet mefhumu (çev. Hüsameddin Cemal), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2014.
el-Karadâvî, Öncelikli meseleler fıkhı (çev. Abdullah Gündüz), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2011, 3. bs.
el-Karadâvî, Müslümanlar Gayri Müslimlere nasıl davrandı? (çev. M. Beşir Eryarsoy). İhya Yayınları, İstanbul, 1985.
el-Karadâvî, İslam hukukunda zekat: Fıkhu’z-zekat (çev. İbrahim Sarmış), Kayıhan Yayınları, İstanbul, 1984.
el-Karadâvî, İslamın ışığında çağdaş meselelere fetvalar (çev. Veysel Bulut), Tahir Yayınları, İstanbul, 1994. (2 cilt), 3. cilt (çev. Vahdettin İnce), Ravza Yayınları, İstanbul, 1996. (4., 5., 6., 7. c) (çev. Harun Ünal), Tahir Yayınları, İstanbul, [t.y.].
el-Karadâvî, İslam hukuku: teori-pratik (çev. M. Nuri Doğan), Bir Yayıncılık, İstanbul, 1983.
el-Karadâvî, İslam hukuku: evrensellik-süreklilik (çev. Yusuf Işıcık-Ahmed Yaman), Marifet Yayınları, İstanbul, 1997. Ayrıca Nida Yayıncılık, İstanbul, 2012.
el-Karadâvî, Oruç fıkhı (çev. Hüseyin Öresin), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2008.
el-Karadâvî, Filistin hakkında fetvalar (çev. İzzet Marangozoğlu), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2009.
el-Karadâvî, Kur’an ve sünnet ışığında İslâm fıkhını yeniden okumak (çev. Abdullah Kahraman), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2012.
el-Karadâvî, Öncelikler fıkhı: Fıkhu’l-evleviyyat (çev. Abdullah Kahraman), İz Yayıncılık, İstanbul, 2007.
el-Karadâvî, Öncelikli meseleler fıkhı (çev. Abdullah Gündüz), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2011, 3. bs.
el-Karadâvî, Öncelikler fıkhı (çev. Abdullah Kahraman), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2015.
el-Karadâvî, Günümüzde fetvanın değişebilirliği (çev. Mithat Acat-M. Mihdi Acat), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2011.
el-Karadâvî, Bilgi ve medeniyet kaynağı sünnet (çev. Özcan Hıdır), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2012.
el-Karadâvî, Sünneye münasebetimiz nice olmalıdır, İdrak İctimai Birliyi, Bakı [Bakü] 2011.
el-Karadâvî, Sünneti anlamada yöntem (çev. Bünyamin Erul), Rey Yayıncılık, Kayseri, 1993, 2. bs.
el-Karadâvî, Sünnet araştırmalarına giriş: Sünneti anlamada yöntem : Sünnetin teşri değeri (çev. Bünyamin Erul), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2009.
el-Karadâvî, İbrahim suresi tefsiri (çev. Muharrem Turan), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2015.
el-Karadâvî, Kur’an’ı anlamada yöntem (çev. Mehmet Nurullah Aktaş), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2015.
el-Karadâvî, Faizsiz sistemde ticaret (murabaha) (çev. Nihat Yazar), Faisal Finans Kurumu kültür yayınları, İstanbul, [t.y.]
el-Karadâvî, Fakirlik problemi karşısında İslam (çev. Abdülvehhap Öztürk), Nur Yayınları, Ankara, 1975.
el-Karadâvî, Fukaralık ve İslam (çev. Avni İlhan), Akyol Matbaa Ortaklığı, İzmir, 1976.
el-Karadâvî, Nasıl bir kültür-davetçinin kültürü (çev. M. Said Şimşek), Davet Yayınları, Konya, 1982.
el-Karadâvî, Kültür yapımız (çev. M. Ali Seraceddin), Risale Yayınları, İstanbul, 1985.
el-Karadâvî, Müslümanın temel kültürü (çev. Mehmet Ali Yekta Saraç), Risale Yayınları, İstanbul, 1995, 3. bs. ve (çev. Mehmet Akbaş), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2008.
el-Karadâvî, Papaya cevabımız (İslâm kılıçla mı yayıldı), Nun Yayıncılık, İstanbul, 2007.
el-Karadâvî, Allah’a giden yolda 1-niyet ve ihlas (çev. Savaş Kocabaş), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2008.
el-Karadâvî, Allah’a giden yolda 2-Rabbani hayat ve ilim (çev. Savaş Kocabaş), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2008.
el-Karadâvî, Ümmeti parçalayan ithal çözümler (çev. Resul Tosun), Akabe Yayınları, İstanbul, 1990.
el-Karadâvî, Tek çare İslami çözüm (çev. Ahmet Bedri), İkbal Yayınları, Ankara, [t.y.], 2. bs.
el-Karadâvî, Her müslüman’ın ortak davası Kudüs (çev. İzzet Marangozoğlu), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2010, 2. bs.
el-Karadâvî, İslâm ümmeti hayal mi gerçek mi? (çev. Mehmet Akbaş), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2008.
el-Karadâvî, İslâm ve laiklik: tarihi hesaplaşma (çev. Osman Arpaçukuru), Denge Yayınları, İstanbul, 1994.
el-Karadâvî, İman ve İslâm’da itidal (çev. Hanifi Tosun), Çıra Yayınları, İstanbul, 2006. el-el–Karadâvî, İslâm’da devlet mefhumu (çev. Hüsameddin Cemal), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2013.
el-Karadâvî, Âlim ve tağut (çev. Ahmet Pakalın), Çıra Yayınları, İstanbul, 2007.
el-Karadâvî, İslam ve sapıkların iftiraları (çev. İbrahim Ural), Dini Neşriyat Kitabevi Yayınları, Konya 1969.
el-Karadâvî, İftiralar ve şüpheler karşısında İslam (çev. Ahmed Asal), Madve Yayınları, İstanbul, 1987.
el-Karadâvî, İslami uyanışın problemleri (çev. Hasan Fehmi Ulus), Risale Yayınları, İstanbul, 1986, 2. bs.
el-Karadâvî, İslâm’da çevre bilinci (çev. Mithat Acat-M. Mihdi Acat), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2011.
el-Karadâvî, İhtilaf ve tefrikalar karşısında İslâmî tavır (çev. Ersan Urcan), Nida Yayıncılık, İstanbul, 2012.
el-Karadâvî, Fakirlik problemi karşısında İslâm (çev. Abdülvehhap Öztürk), Nur Yayınları, Ankara, 1975.
el-Karadâvî, Fukaralık ve İslam (çev. Avni İlhan), Akyol Matbaa Ortaklığı, İzmir, 1976. el-el–Karadâvî, Sosyal hayatta İslâmi terbiye: müslüman kardeşler pratiği (çev. Galip Yavuz- Süleyman Koçak), İlke Yayıncılık, İstanbul 2002.
el-Karadâvî, Hazreti peygamber ve ilim: ışığın çağrısı (çev. Dilaver Selvi), Şule Yayınları, İstanbul, 1991.
el-Karadâvî, Hasan el-Benna mektebi (çev. Galip Yavuz-Süleyman Koçak), İlke Yayınları, İstanbul, 1992.